20091208

Arkada Duranlar

Akşam eve gelmişsiniz, haberleri izliyorsunuz. Bir bakan ya da herhangi önemli bir şahıs. Arkasında ilgili ilgisiz kişiler. Bazen okul müdürü, arkasında öğretmenler. Şirketin patronu, arkasında onun altındaki yöneticiler.

Maçtan sonra canlı yayına giren muhabirler, yakaladıkları yönetici, futbolcu veya antrenörlerle röportaj yaparlar, arkada ilgili ilgisiz kişiler. Futbolcuların röportaj sırasında birini bekliyormuş gibi etrafa bakınmaları, suratlarıyla saçlarıyla oynamaları da ayrı bir mevzu. Bi sakin ol abi, röportajı yapan muhabirin yüzüne bak konuşurken. Amerikan ekolunu isteyen yok senden, onlarda adamlar iki kişi üç kişi diziliyor, kameraya doğru bakarak birbirleriyle konuşuyorlar. Bizim daha samimi programlarda, koltuk vardır rahat, önünde masa sehpa vardır çayını koysun adam ev salon ortamı, muhabbeti gibi. Nereden nereye geldim bu arada.

Sokakta röportaj yapılıyordur, arkada ilgili ilgisiz kişiler. En kolay arkada duran kişi olma yolu da bu zaten. Uzakta bir mikrofon veya kamera gördüğü anda yaklaşır bunlar. Arkadan laf atarlar falan, muhabbete girmeye çalışırlar. Ünlü kişinin arkasında anca bakarlar, sporcuysa bu ya da sporla ilgili biri, el kol sallar yine de, siyasetçide yemez. Ama muhabirin biri sıradan bir vatandaş ile röportaj yapıyorsa oooh maden maden. O arkadan laf atarken yüzündeki ifade, kaç yaşındaysa o kadar yıllık birikimini orada kameraya atacağı bir kaç cümlede ifade etme arzusu.

Nerden geliyor bu arkada durma merakı? Politikacının, patronun arkasında durma merakı, güce tapma, arkasına sığınma, beklenti içinde olma. Ünlü bir kişinin arkasında duranlar, kendileri bir şey başardıklarına veya başaracaklarına inanamıyorlar, başkalarına hayran oluyorlar. Belki onlar daha çok şey yapmıştır hayran olduğu kişilerden, veya yapabilirler, ama inanmıyorlar. Sokak röportajlarına karışanlar, kurtuluş o kasede kaydolmakta mı, televizyonda hareketliğğğ fotoğrafınığğğz yayınlanınca güzel mi oluyor.

20091202

Yeni Nesil Magazin




Twitter değil de nedir? Uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Herkes de az ya da çok magazin ile ilgilenir.

20091119

Random Beyin V

- Kiske ninni söylesin dinlenir be! demişim. Dinlenir ama.

-
oktoberfest istemişim, istenmez mi? Şimdi buraya fotoğraf koyup medya klişesindeki artistliğimi de gölgelemek istemiyorum ama. Oktoberfest ile ilgili de bir komedi filmi izlemiştim, adı neydi unuttum. Biri daha var belki hatırlıyordur, burayı okuyorsan söyle.

-
bir şirkette çalışmak ev kiralamak gibi, geçici (hayır gaza gelip kendi işimi açmayacağım)

-
Ahmet Hakan'ın twitter'ını bulun. Takip ettiği kişilerin çoğu dişi, ben bakmaktan sıkıldım yarısında çıktım artık. Her yaştan, genelde 35 falan altında yaştan, bir sürü kız var. Yanlız mısınız, kız mı istiyorsunuz, internet iyi bir yol diye mi düşünüyorsunuz? Ahmet Hakan'ın following listesine bir göz atın.

- Hakiki Rumeli revanisi, tulumbası, mis. Leziz. Enfes.

-
Facebook'ta herkes Türk bayrağının hayranı oluyor, ben de Arnavut bayrağının hayranı oldum.

- Negüzelhaber'de yazıyorum, Majesty.

- Grup Heyra diye bir grubu izledim. Anlatmayayım en iyisi buraya koyayıp yatayım;

http://www.youtube.com/watch?v=hmLBpYQQgxM

20091112

Beren Saat

Ulan, bir kere de Hürriyet'e baktığımda şu kız ile ilgili bir bölüm görmeyeyim! Beren pişman, Beren seksi, Beren yalanmak istiyor... Ayşegül serisi gibi oldu Hürriyet Beren serisi. Hayır ne güzel geliyor bana, ne oyunculuğu iyi geliyor. Hatırla Sevgili'de izlemiştim, hem oynadığı karaktere gıcıktım, hem de oyunculuğuna. Bütün ağlama sahnelerinde güneş gözlüğü takardı. Ne sunulanı yeme meraklısı milletiz ya, güzel kız görmedik sanki.

20091111

Üzgün Kaslı'nın Serüvenleri


Uzun zamandir dikkat cekmekte bu abimiz... Bugunku Hurriyet'te yine arz-i endam etmekte:

http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/12912127.asp?gid=245&hid=12912127


20091106

Twitter Peek


Twitter'ı bilmeyen yoktur, en azından blogspot'u bilip de burayı bir şekilde bulanlar mutlaka biliyordur. Twitter Peek diye bir alet çıkıyormuş satışa, istediğiniz her yerden tivitleyebileceksiniz falan. Benim de Twitter hesabım var, yarısı meşhur 9 kişiyi (4,5 oluyor gerçi) takip ediyorum beni takip eden de 6 kişi. Ara sıra girip kendi kendime yazıyorum bir şeyler orada. Belki ileride 100 tane takip eden olur beni aktif olurum orada süper saatler geçiririm twitter süper derim de bu ne ya? Bu ne lafından kastım, bu aletin fiyatı 200 dolar. Yani sadece dışarıdayken de, ben şuradayım buradayım bunu yapıyorum diyip kim ne yapıyor hangi ünlü ne demiş demek için 200 dolar. Zaten bu siteyi meşhur yapan da ünlü kişilerin de içinde yer alması. Geçenlerde bir sporcu sakat diye bir deplasmana gitmediği haftasonu "şu anda x yerdeyim" diye tivitleyince kendini ele vermişti. Böyleyken böyle.

20091030

Bir Medya Klişesi II

Daha önce sağlık haberleri ile ilgili seçilen resimlerden bir örnek verip buraya koymuştum, aslında her gün ona benzer haber-fotoğraf ikilisi çıkıyor internet medyasında(ve yazılı basında da) ama bugün Hürriyet'te rastladığım haberi farklı yerlerde ufak bir araştırayım dedim. Birkaç dakikalık google aramasına haber sitelerinde, aynı habere karşı şu fotoğraflar çıktı; Haber de pepsi sekreterinin 1.2 milyar dolarlık hatası bu arada. Evrakları unutmuş da, davadan haberdar olmamışlar, 1.2 milyar dolar tazminat cezası almışlar, bu da ayrı bir mevzu aslında nasıl oluyor da oluyor denecek cinsten.





Son fotoğraf Milliyet internet sitesinden, biraz daha insaflı olmuş gibi gözükebilir fakat aynı mesajı veriyor. Cinselliğin tabu olmaması gerektiğini düşnürüm, fakat seksist yaklaşımdan nefret ediyorum.

not : En iyisi ilki, hönk derseniz buna başka bir konuda devam edeceğim.

20091021

Random Beyin IV

- Vodafone reklamlarında, benim izlediğimde yani, Nikah masası şarkısı çalıyor. İyi güzel de, reklamın sonuna öyle bir koymuşlar ki, böyle hem o kesime hitap edeyim hem kurumsal kimliğim ortaya çıksın diye gayet smooth(?), düz bir şekilde markayı o müziğin içinde ayrı bir sessizlikte koymuşlar. Müzik çalıyor ama sessiz o an. Ne diyorum lan ben?

- Pes2010, Nba 2k10 çıktı. FM2010 çıkacak. Bir de CoD Modern Warfare 2 var Kasım'da. Ama gönül Civilization V'i ister. Ne zaman yapacaksınız lan? Hala IV'ü oynuyorum, oyunun ilk kodları yazılalı muhtemelen 6 sene falan olmuş, çıkalı 4 sene, en son expansion pack'i 2 sene falan olmuş. Orada burada sitelerde yeni oyun için TBA yazıyor. Var yani olacak öyle bir oyun da.Yapın be.

- Kuzenim IT Crowd diye bir dizi verdi bana, adından da anlaşılacağı gibi bir bilgi işlem (aslında bilgi teknolojileri de hala bilgi işlem deniyor bizde, sanki veri giriyoruz anasını satayım siz giriyorsunuz lan amele gibi biz onları yönetiyoruz) departmanında geçiyor, komedi, İngiliz. İngiliz komedilerini severim. Fakat paragrafın yarısı parantez içinde kalmış. Bir video kesme programı bulacağım sadece IT Crowd'dan sahneler almak için, bomba şeyler var.

- Bir yerde dünyanın en gereksiz kurumları listesinde İtalyan ordusunun yer aldığını okumuştum. Adamlar ikinci dünya savaşında gitti Almanların peşine takıldı, dedi aradan çizgi çekeriz. Afrika'da Etiyopya'da takıldı. Kuzey Afrika'yı kaybediyordu Almanlar yardıma koştu. Balkanları ben alırım hocam dedi, saplandı orada yine Almanlar geldi yardıma, Sovyet işgali gecikti (zaten sonra timeout oldu operasyon Barbarossa). Adamlar sırf ayak bağı olmuşlar. Zaten birinci dünya savaşından sonra Osmanlı'yı paylaşırken de atmışlardı bunları kenara. Arabaları da komik bunların. Çok üstlerine gittim ben de neyse, görmek istediğim ülkelerde yukarılardadır yine de. Zaten o liste hiç eksilmeyecek, hep öyle kalacak.

- Bizim spor spikerleri hasta. Maç oynuyor bizim takımlardan birisi, rakip oyuncu faul yapıyor, vermiyor, vay anam nasıl vermez orospu çocuğu Slovak. Bizim adam faul yapar, hakem de verir, vay sen misin o faulü çalan ibne Portekizli. Tribünde meşale yaktı Türk seyircisi, Alman seyircisi yaksa durdurmazdı oyunu dedi. Hep bizi eziyorlar zaten anasını satayım yazık lan bize.

- Ekşi sözlükte biri yazmış, "what is better than watching porn making it ". Playboy tv sloganıymış.

- Eee? di mi. Bilmem.

- Gelecekteki X'e mektup modası var. Çocuğuna torununa sevgilisine karısına mektup yazmalar, ya da kendine. Kendine mektup nasıldır ki. "Osman abi 10 sene geçmiş ve hala bir karı bulamadıysan allah senin belanı versin it" gibi şeyler falan mesela. Ya da , "döktün di mi saçları, yok di mi, allahın hıyarı iyi bakmadın saçlarımıza!". Cevap da yazabilsek eğlenceli olurdu aslında.

not: Bir kesim eğlence kelimesini eylence şeklinde yazıyor, onlar gözüme gözükmesin yakarım. Ne iğrenç adamlarsınız be, defolun.

- Seinfeld'in 9 sezonunu indireceğim. 30 gb falan galiba. Hepsini baştan sonra tekrar izleyeceğim, mutlaka kaçırdığım bölümler vardır televizyondan izlediğim için. Sırf izlediğim onca bölümün arasında hiç görmediğim şeyler görünce yaşayacağım sevinç için hepsini tekrar izleyeceğim.

- Budist biriyle konuştum, ona sorular sordum. Prince of Devils kötüleri alıp cehenneme götürüyormuş. Ama yeniden doğarsan yırtıyorsun galiba, ölürsen temelli götürüyor. Lan, siz farklı değil miydiniz dedim içimden. Ama onlarda şeytanın karşısında bir karakter yok galiba, peki kim engelliyor dedim adam istediğini götürür, bilmiyorum çok karışık ingilizce kasıyor dedi. Ama basit ki, kim var onun karşısında yani, Buddha'lar kendi hallerinde takılıyorlar, adamlar zirvede bırakmış Dünya'yı.

- Saçlarım gittikçe uzuyor, uzadıkça bakımı zorlaşıyor, yıkaması daha da meşakatli oluyor, hele sonra taraması. Kestiresim var.

20091018

Işıklar İçinde Yatsın




Böyle bir laf var. Toprağı bol olsun lafına da şaşırmıştım(evet kullanıyorum demişimdir) ilk ama anlamı toprağı bol olsun da cesedi dışarıya çıkmasın gibi birşeymiş. Işıktan kasıt, nur mu bilmiyorım ama sadece ışık da komik duruyor, kutsal ışık yüce ışık falan dense bari? Böyle kuru kuruya ışık lamba gibi oluyor lakin ben aydınlıkta hiç uyuyamam, karanlık olacak(ayrıca çıt çıkmayacak ama bu konumuz değil). Söyle, nur içinde yatsın de, Allah rahmet eylesin de, inancın neyi söylüyorsa sana onu de ama böyle sonradan çıktığı bariz belli olan şeyler söyleme. Biliyorum söyleyecek birşey olmayınca "hassiktir" diyorsun ve birşey söyleme ihtiyacı duyuyorsun, o boşluğu doldurmak zorunda hissediyorsun kendini fakat dolduracak bir boşluk olmadığını düşünüyorum deme o zaman. Bu konudaki kendi fikrimi söylemiyorum çünkü kimseyi ilgilendirmez, fakat dışarıdan genel bakınca garip geliyor bana bu hareket. Tanrı onu kutsasın olur, umarım iyi bir böcek olursun olur, ama tutarlı birşey olsun, ya da şöyle diyelim, eğer bir yere gidiyorsan umarım orada mutlu ol gitmiyorsan da iyi adamdın falan filan. Bu kendini farklı gösterme çabası da iki sebepten dolayı sanıyorum, birincisi, hangi tarafta durduğunu gösterme çabası, diğeri de bir "tarafta" duruyor olması. Halbuki bu konuda bir taraf olmaması, herkesin kendi tarafı olması lazım. Nüfusumuz kaç, 70 milyon mu, 70 milyon tane taraf. Ve bunların temsili bir siyasi oluşumu yok, onlara karşı da yok. Sadece bu 70 milyonun kendi tarafını seçme ve yaşama özgürlüğünün sağlanması gerekli olan. Ama bunu anlayan beri gelsin. Sapla saman karıştırılıyor, ortak hisse sahip olanlar toplanıp karşıdakini ezmeye çalışıyor. Bu kadar basit bir konu da önümüzdeki en büyük engel oluyor. Aha da çözdüm konuyu, yollayın bana hepsini anlatayım bunu bitsin bu tantana, bu kadar da yüzeyselimdir. Zaten genelleme de çok yapıyormuşum ikisi de birbirine çok yakışıyor.

20091016

Türk erkekleri cinsel ligde beşinci

Beş ülkenin erkekleri arasında yapılan ankete göre en çabuk boşalan erkekler Türkler çıktı.

Yapılan bir araştırmaya göre İngiliz erkeklerinin yatakta en uzun süre dayandığı, Türk erkeklerinin de en dayanıklı erkekler listesinde beşinci sırada yer aldığı belirlendi.

Hollanda’da yapılan araştırmada beş ülkeden seçilmiş 500 erkek , teste tabi tutuldu. İngiliz erkekleri 10 dakika le birinci sırada yer alırken, Türk erkekleri 4 dakika ile son sırada yer aldı.

Diğer ülkelerden Amerikalı erkekler ikinci, Hollandalı erkekler üçüncü ve İspanyol erkekleri dördüncü olarak araştırmayı tamamladı.

Ülkesi belirlenmeyen bir erkek sadece altı saniye dayanırken, bir başkası elli iki dakika ile rekoru elinde tutmayı başardı.

Araştırmacılar, testin, çiftler arasında ayrılığa neden olan, erkeklerin erken boşalması üzerine yaptıkları çalışmaları desteklemek amaçlı olduğunu belirtti.

Konuşmacılardan biri “İngiltere en uzun zamana sahip. Prezervatif kullananlarla kullanmayanlar arasında, fazla bir fark görmedik. Fakat seks öncesi alkol alan erkeklerin süresi daha uzun idi.” Test sonuçları Journal of Sex Medicine ‘da yayınlandı.


-------

Bunu ben yazmadım, ya da neguzelhaber.com'dan almadım. Hürriyet'in internet sayfasında yazıyor. Fotoğraf da aynı yerdeki fotoğraf. Şu Love League listesindeki yukarıdan aşağıya küçülen bar olayında daha yaratıcı olabilirlermiş ama. 6 saniye dayanabilenle 52 dakika sürdüren adamlar da efsaneymiş, abicim 6 saniye ne ya, ne yaptın sen? Diğeri de hazırlanıp gelmiş, maşallah da, tester şahsa ne olmuş?